Benim bu eşsiz lezzetleki peyniri hatırlamam ve tekrar yemem seneler sonra eşimin işi dolayısıyle uzun süre Ege'de kalmamız ve gezilerimizden birinde Datça' da deniz kenarında küçük bir balık lokantasın da tesadüfen olmuştu.
Sordum nerede yapılıyor diye yaşlı bir hanımın bu peyniri kendisi için yaptığını ama satmadığını bir nevi takas olduğunu söylemişlerdi .
Lokanta sahibi taze balık gelince lezet düşkünü komşu teyzeye sevdiği balıktan pişirip gönderince kendilerine gönderilen peynırmiş ,tesadüf eseri yanlışlıkla masamıza gelmiş :)) oysa tabak yan masada ki arkadaşlarının gidecekmiş, kızartılmış ekmeğe sürülen paşa mezesi,
Benim hemen tabağa uzanmam ve ekmekleri koklamam ve heyecanlanmamdan etkilendikleri için de geri isteyememişler tabağı))))
Daha sonra bu peyniri yapan hanımla beni tanıştırmalarını istedim nasip olmadan ertesi gün Muğla döndük.
Datça'ya yol uzun ve tehlikeli de olsa yine gelecektim ve peyniri yapanla tanışacaktım arşivime Halime teyzemin tarifinin yanına ekleyecektim.
Çocukluğumda istahla yediğimiz sıkamalardan duyduğumuz koku ve lezet, çok şaşırmıştım! Datça nerede, Seydişehir nerede çok şaşırmıştım..
Tam bir sene sonra şirketten bir arkadaşımız sağlık sorunları nedeniyle işten ayrılıp Datça'ya taşındılar ve yerleştiler . Bizi devamlı davet ediyorlar gelin diye,korka korka bir hafta sonu babamız şantiyeden geldi ve yola çıktık aksam karanlığında Datca girdik,şükürler olsun dedik,
Yol çok dar ve yolun bazı yerlerinde iki araba yan yana geçemiyor biri bekliyor, yol veriyor, diğeri geçiyordu. Yol dik yamaçlar uçurumlarla denizle doğru iniyor yoldan gidenler için korkutucu oluyordu. , Datça'ya, havası ve doğası ve güzel insanlarıyle,bademi ve incir ve baklaya benzer baklıyat gumbilya-(Gambillya veya Murdumuk-Murdumduk) türü ezmesi yapılan yöresel lezzetleri anlatmakla bitmez bir hazınedir Datca. Yaşananların gerisi kitabımdan,okursunuz:))
Tam zamanı hem dost ziyareti hemde acıpeynir yapan hanımı arayıp bulacak konuşacaktım.
Sofraya geçtik ve mangaldan gelen kızarmış ekmek kokuları geliyor ,soğuklar yenilirken tabakta kızarmış ekmeğe sürülmüş domates kurusu ile hamanlanmış "paşa mezesi" gelmez mi "İyi olacak hastanın ayağına gelirmiş doktor derler ya "iste yaşadığım an o andı.))))
Arkadaşım anlatıyor, ev sahıbi Hanife hanım yöresel yemekler yapan ve yemek hikayelerini anlatan hoş sohbet bir hanım olduğunu ve bu meze'yi misafir gelecek diye bahsedince ve benim araştırmalarımdan da bahsedince, hazırladığı masaya eski bir lezzetle zenginlik katsın diye yaptığını ve ona uzatdığını söyledii .
Bende heyacan doruktaydı hemen bu gece Hanife teyzeyi görmek konuşmak istedim ertesi gün Muğla'ya dönecektik belki sabah evde olmazdı vs, vs tamam dedi dostum ben haber vereyim bahçede oturuyordur aksam erken yatar sabah erkenden bahçeye gider dedi çağırayım bize çaya gelsin dedi konuşursunuz dedi.
Sabah erkenden badem ve zeytin ağaçların olduğu bahçesine gidermiş dönüş saati ise geç olurmuş ne çok bilgileri paylaştı bizimle Allah razı olsun engin bilgileri olan güngörmüş ayaklı kütuphaneydi kendisi, yani bilgeydi ,boşuna yaşamamıştı bu hayatı.
Halime teyzem'in yapmış olduğu ve bizim evde çok severek tüketdiğiimiz bu lezzeti Ege'de ki yöresel adı Kopanisti 'nın yapılışını sizlerle paylaşmaya karar verdim.
Yapmak isteyenler, unutulmuş olan bu eşsiz lezzeti sabır ve özenle yapalım.
(Ben yarısı keçi sütü İle kestirme peynir-yarısı İse Dikili pazardan aldığım tuzsuz lor ile hazırlıyorum.)
Dün Dikili pazarından tuzsuz lor ile dün aksam süzdürdüğüm taze peynir,harmanlayarak cekimlere başladık. Kopanisti kımıne göre kokusunu duyulunca kaçılması gereken,peynir çeşiti, kimine göre tatılması gereken lezzetidir.
Hazırlanması 40-45 gün sonunda oluşur ve yenebilecek kıvama gelir.
Sabırla ögrendiğim gibi yaparak sizlerle paylaşacagım her gün yapılan işlemleri yazacagım ve Işıl çekimini yapacak.
Işıl dönunce çekimlerini sizlerle paylaşacagız. Kopanisti Ege de Datça, Karaburun ,Foça,Çeşmede çok nadır olarak bazı evlerde hala yapılmakta oldugu bilinir.
1 Gün= Loru çatalla ezdim ezdim cam bir kasede üzerini tülpentle örterek havadar esintili balkona koydum.
2 Gün=Kasedeki loru tekrar çatalla alt üst ederek eze eze karıştırdım,üstünü düzeltip tülbentını örtdüm.
3 Gün=Perşembe sabah aynı işlemler yapılacak balkona konacak.

4. Gün: Sabah kalkınca kasenin üstü açıldı ve lor yine tahta spattula ile ezilerek dövülür ve tülpentle örtülüp balkona kondu.
5. Gün: Peynirimizi yoğurduk havalandırdık.tülpetini örtüp yine balkono koyduk,bu gün 4. gün oldu peynir hafif hafif değişime uğruyor.
6. Gün: peynirin rengi dönmeye başladı ve kokusuda ağırlaşıyor,
Hergün peyniri tahta bir spatula ile eziyor ve karıştırıyorum.10 gün,15 gün 20 günde aynı işlemler yapıldı ve peynirin yavaş yavaş kokusu ve rengi kıvamıda değişmeye başladı.
Ve 28. gün : Sabah kalkınca yine aynı işleme devam edildi .(Her sabah lorlu karışım karıştırılmaya devam edildi) Peynirimizin rengi sütlü kahverengiye döndü ve koyulaşmaya başladı kokusu ise azaldı 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve az tuz ekleyerek biraz daha bekleteceğim,zeytinyağı peynirimize yumuşaklık verdi .
36. gün yine her sabah dövülerek karıştırldı ve son haftaya girdik Acıpeynir oluşmaya başladı
40. cı gün peynir tam lezzetine kavuştu ve kavanoza dolduruldu,Bu aşamalar videoya alamadık Işıl İstanbul'a dönmek zorundaydı.
Kopanisti-Acıpeynir kızarmış ekmekle tatına bakıldı mükemmel bir lezzeti yakaladık biz inşallah sizlerde bu tadı yakalamışsınızdır afiyet olsun.
Not:Bu tarifimiz çok iyi düştü ve harika,tam kıvamında bir acıpynir-kopanisti yapmış olduk.
Hazırladığımız meze çeşitleri ile olumlu yorumlar aldık.
Kopanisti asla börek içi olarak kullanılmaz..Kopyala yapıştırcılara,emek hırsızlarına duyurulur.
Faydandığınız kaynak belirtin. Emeğe saygı gösterin.
Yazar selvi çevik, Ağustos 20, 2008
D
Yazar sevtap, Eylül 12, 2008
Lütfen Sisteme Girş Yapınız Ya Da Üye olunuz. .